Cin Carpması

Cinlerin insanlara musallat olarak, ruh veya beden sağlığını bozması halleridir. Cinler, duyguları çok aşırı yaşayan kimselere kızabileceği gibi, insanların bilmeden kendilerini incitmesine de çok sinirlenirler. Cinlerin incitilmesi, üzerlerine işemek, çöpler atmak, sıcak su dökmek, vs. gibi olabilir. Issız yerlere destursuz hareket edilmemesi adabı bu gerçekten kaynaklanmaktadır.

İslam alimleri cin çarpmasının tek tedavi yolunun, konuyu bilen hocalar ta rafından Kur’an ayetleri ve sureleri okunması olduğunu söylemektedirler, ancak bu oldukça hassas ve tecrübe isteyen bir işlemdir.

Hristiyanlık ve Musevilik dini mensupları da cin musallat olan kimselerin iyileştirilmesi için kutsal kitaplardan dualar okunması gerektiğini belirtiyorlar. Özellikle Hristiyanlık’ta cinlere karşı dua okuyacak papazların dindar, dirayetli sabırlı, kabiliyetli, okuma gücü olan papazlar olmasına dikkat edilmektedir. Ünlü “Şeytan” filminden de hatırlayabileceğimiz gibi bu tip papazlara “exorcist” yani “şeytan çıkarıcı” adı verilmektedir. Exorcistlere göre, cin musallat olmasının en tipik belirtileri kişinin görünmez varlıklardan mukaddesata küfürler duyması, ahlaksız teklifler alması, bilmesi imkansız olan şeyleri bilmesi ve en önemlisi İncil okunduğunda ağız kenarlarında köpükler belirmesidir. Exorcistler, İncil’den şeytana karşı dualar okuyarak, hastaya kutsal su serperek, haçı öptürerek, kutsal çanı çalarak cini, Allah ve Peygamber adına kişiyi rahat bırakmaya davet etmektedir.

İlahi dinler arasındaki görüşlerde cin çarpması konusundaki temel fark cinlerin dini hakkında ortaya çıkmaktadır. Hristiyanlık ve Musevilik dinleri cinlerin dini olmadığını, bu yüzden Allah’ın adını anan bütün kutsal kitaplardan etkilendiklerini savunurken, müslüman din adamları cinlerin de insanlar gibi çeşitli dinlere mensup olabildiklerini ve mesela Hristiyan bir cine, papazların, Musevi bir cine ise hahamların bazı vakalarda daha etkili olabileceğini söylemektedirler. Papaz büyüsü veya haham büyüsü denilen büyülerin kökeni de budur.

Parapsikologlar ise cin çarpmasına “obsesyon” adını vermektedirler. Onlara göre obsesyon geri seviyeden bedensiz varlıkların bedenlileri egemenlikleri altına almalarıdır. Çünkü düşük seviyeli bu varlıklar, bedenden ayrıldıkları için ıstırap çekmektedirler. Ruhani dünyada vicdani kurallarla yaşamak zorunlu ve onlarda gelişmemiş olduğundan, sürekli vicdanlarının sesini bastırabilecekleri fizik dünyaya dönmek istemektedirler. Ruh ve beden ilişkilerinin kısmi olarak gevşediği ateşli hastalıklar, trans durumu, depresyon vs. durumlarda uygun ortam oluşmakta ve geri seviyeli bedeni varlık kişiyi hakimiyeti altına almaktadır. Zihnine sürekli bazı fikirler empoze eder. Hakimiyetin, azdan tam hakimiyete kadar çeşitli dereceleri vardır. Az hakimiyet cinlerle insanlar arası ilişkiler bölümünde anlattığımız türden olup, tam hakimiyette insan dış dünyadan kopmuş ve yalnızca cinin isteklerine göre hareket etmektedir. Ruhçulara göre de obsesyonun tedavisi için obsesyona yakalanan kimseleri ve yakalayan ruhları bilgilendirmek onlara iyilikleri, güzellikleri öğretmek gerekir.

Cevap Yaz