Deccal Ve İlluminati İlişkisi

İlluminati’nin sembolleştiği en etkili alan Amerika Birleşik devletlerinin 1 Dolarıdır. Özellikle İlluminatiye ait sembollerin bulunduğu bu para biriminde İslam dininin haber verdiği Deccal’e ait şifrelerede rastlanmaktadır. Deccal hakkında peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.V) bizleri teferruatlı bir şekilde bilgilendirmiştir.1.400 sene öncesinden günümüze net ve açık bir şekilde ışık tutmuş ve bizlere bu konuda uyarılarda bulunmuştur.

Hadisi şeriflerin ışığında deccal ve İlluminati arasındaki benzerlikler çok şaşırtıcıdır. Bu benzerlikler 1 dolar üzerindeki gizemli sembollerle belirtilmiştir. Bunun öncesinde Cessase ile ilgili hadisi şerife bakalım. Hadisi şerif kütüb-i sitte’de yer almaktadır.

Sabi’nin, Fatima Bintu Kays radiyallahu anha’dan nakline gore Fatima soyle anlatmistir:

“Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Temimu’d-Dari hiristiyan bir kimse idi. Gelip biat etti ve musluman oldu. O, benim Mesih Deccal’den anlattigima uygun olan bir rivayette bulundu. Bana anlattigina gore, Temim, bir gemiye binip denize acilmistir. Yaninda Lahm ve Cuzam kabilelerinden otuz kisi vardi. (Hava sartlari iyi olmadigi icin) onlarla denizin dalgalari bir ay kadar oynadi. Sonunda gunesin battigi esnada denizde bir adaya yanastilar. Geminin kayiklarina binerek adaya ciktilar. Derken karsilarina cok tuylu kıllı bir hayvan cıktı. Bunlar, tuylerinin coklugundan hayvanin bas tarafi neresi, arka tarafi neresi anlayamadilar. (Saskin saskin:)
“Sen necisin, neyin nesisin?” dediler. O cevap verdi:
“Ben cessaseyim!”
“Cessase nedir?” denildi.
“Ey cemaat! Su mannastira kadar gelin! İcinde bir adam var, o sizin haberinize mustaktir!” dedi. O, boylece bir adamdan soz edince, biz onun bir seytan olmasindan korktuk. Hemen kosarak manastira girdik. Iceride bir adam vardi; hilkatce gorduklerimizin en irisiydi ve elleri boynuna, dizlerinden topuklarina demirle siki sekilde baglanmisti.
“Vah sana! Kimsin sen?” dedik.
“Benim haberimi alabilmissiniz. Simdi siz kimsiniz, bana soyleyin!” dedi. Arkadaslarim:
“Biz bir grup Arabiz. Bir gemideydik, denizin coskun bir anina rastladik. Dalgalar bizi bir ay oynatip oyaladi. Sonra su adaya yaklastik, sandallara binip adaya ciktik. Tuylu ve cok killi bir hayvanla karsilastik. Tuyunun coklugundan basi ne taraf, arkasi ne taraf anlayamadik. “Vah sana, nesin sen” dedik.
“Ben cessaseyim!” dedi. Biz: “Cessase de ne?” dedik.
“Manastirdaki su adama gelin, o sizin haberinize pek mustaktir!” dedi. Biz de kosarak sana geldik. Biz onun bir seytan olmadigindan emin olmadigimiz icin korktuk” dedik. Adam:
“Bana Beysan hurmaligindan haber verin!” dedi. Biz:
“Onun neyinden haber soruyorsun?” dedik.
“Ben onun agacindan soruyorum, meyve veriyor mu?” dedi.
“Evet!” dedik.
“Oyleyse meyve vermeme zamani yakindir!” dedi.
“Bana Taberiye golunden haber verin!” dedi.
“Onun nesinden haber istiyorsun?” dedik.
“Onun suyunun cekilmesi yakindir!” dedi.
“Bana Zuger gozesinden haber verin!” dedi.
“Sen onun neyinden haber istiyorsun?” dedik.
“Gozede su var midir? Orada su var midir?” dedi.
“Evet, onun cok suyu vardir! Sahipleri onun suyu ile ziraat yapiyorlar!” dedik.
“Ummilerin peygamberinden bana haber verin? O ne yapti?” dedi.
“O Mekke’den cikip Yesrib’e (Medine’ye) yerlesti” dedik.
“Araplar O’nunla mukatele etti mi?” dedi. Biz:
“Evet!” dedik.
“Onlara karsi ne yapti?” dedi. Biz de, (onu ezmek icin) pesine dusen Araplara galebe caldigini, Araplarin kendisine itaat ettiklerini haber verdik. (O da bize:)
“Bu, onlarin itaat etmeleri, kendileri icin daha hayirlidir. Ben simdi size kendimi tanitayim: Ben Mesih Deccal’im. Cikis icin bana izin verilme zamani yakindir. O zaman cikip yeryuzunde dolasacagim. Kirk gun icinde ugramadigim karye (koy) kalmayacak. Mekke ile Taybe (Medine) haric. Bu iki sehir bana haramdir. Onlardan birine her ne vakit girmek istersem, elinde yalin kilic bir melek beni karsilar, benim oraya girmeme mani olur. Onlarin her bir gecidinde bir melek vardir, onlari korur!” dedi.” Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam cubuguyla minbere durterek:
“Bu Taybe’dir! Bu Taybe’dir! Bu Taybe’dir! Ben bunu size anlattim degil mi?” buyurdular. Halk da: “Evet!” diye karsilik verdi. bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam:
“Temimi’d-Dari’nin rivayetinin benim size ondan (Mesih Deccal’dan) Mekke ve Medine’den anlattigima muvafik dusmesi hosuma gitti. Bilesiniz O Sam denizinde veya Yemen denizindedir. Hayir dogu tarafindandir. Evet o dogu tarafindan zuhur edecektir. O dogu tarafindan zuhur edecektir!” buyurdu ve eliyle dogu tarafina isaret etti.”
Kaynak: Muslim, Fiten 119, (2942); Ebu Davud, Melahim 15, (4325, 4326); Tirmizi, Fiten 66, (2254).

Hadisi şerifte sahabeler deniz yolculuğuna çıkıyorlar ve bir adaya varıyorlar. Fırtınadan dolayı denizde 1 ay kaybolduktan sonra bilmedikleri bir adaya çıkıyorlar. Adanın neresi olduğu bilinmiyor. Belliki Yüce Yaradan bilinmemesini ve sır olarak kalmasını istedi. Amerikan 1 dolarının üzerinde piramit şeklindeki tapınak, denizin ortasında resim edilmiş. Piramit ve etrafındaki sular’ın bize anlattığı; denizin ortasında bir ada ve tapınak. Hadisi şerif ile birebir uyuşan bir durum. Deccal’in illuminati örgütünün başındaki tek lider olma ihtimali yüksektir. Deccalin hizmetcisi olan cessase hakkında ise bir fikrimiz yok. Beyin fırtınası yapılabilir. somut bilgilere ulaştığımızda bu bilgileri gizlidosyalar.net adresinden sizlerle paylaşacağız.

Cessase ile ilgili bu hadisi şerifte dönersek, Deccalin bilinmeyen bir adada zincire bağlı olduğu ve Amerika devletinin kuruluşuyla birlikte zincirlerinin kırıldığı ve faaliyetlerine başladığını söyleyebiliriz. Deccalin İlluminati adında yeni bir din kurduğunu ve bu dinin yalancı peygamberi olarak en tepedeki kişi olan Deccal’in faaliyetlerde bulunduğunu görüyoruz. İleride (haşa) Tanrılığınıda ilan edecek olan Deccal, İnsanoğlu için çok çetin bir imtihan vesilesi olması kaçınılmazdır. İlluminati’nin bünyesindeki kişiler zenginlik içinde yaşarken, karşısında olanlar ise çileli bir hayat sürmektedirler. ırak, filistin, suriye gibi topraklarda işkenceler ve ölümler baş göstermekte, israil, ingiltere ve amerika gibi illuminatiyi kabullenen toplumlarda ise yalancı cennet hayatı yaşanmaktadır. hadişi şerifler dende öğrendiğimize göre cenneti cehennem, ateşi ise serin bir su olduğudur.

doların üzerindeki deccal ve illuminati ilişkisini deşeifre eden semboller.

“Deccal çıkar. Maiyetinde su ve ateş vardır. İnsanların su olarak gördüğü yakıcı bir ateştir. İnsanların ateş olarak gördükleri de soğuk ve tatlı bir sudur.”

Bir başka hadisi şerifte ise Deccalin tek gözlü olduğu belirtiliyor. ve detaylı bir şekilde anlatılıyor.

Resûllullah birgün Deccaldan söz açarak, ““Allah kör değildir. Dikkat edin. Mesih-ı Deccalın sağ gözü kördür. Gözü sanki fırlamış bir üzüm tanesi gibidir.” buyurmuşlardı.

Kaynak: Buharî, Fiten: 26; Müslim, Kitabü’l-Fiten: 20; Müsned, II:33.

Hadisi şerifte deccalin bir gözlü olacağı belirtiliyor. 1 Doların üzerindeki piramitin tepesindeki tek göz ve hadisi şerifte belirtilen Deccalin tek gözlü olacağı bilgisi, şaşırtıcı bir şekilde birbirine uymaktadır.

Bir imtihan var. Neresindeyiz? ne durumdayız? belli değil. Yaptığımız bir tespittir, bir yorumdur.

En doğrusunu Ellah C.C. bilir diyoruz.

Cevap Yaz